BEST PAYLASIM
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Duyurular:
 

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
 1 
 : Ağustos 18, 2010, 05:06:21 ÖÖ 
Başlatan BEST - Son mesaj Gönderen: BEST
 
1950'li yıllarda Amerikalı mühendisler gelmiş Türkiye'ye.. Kayseri'de bir kısım imar çalışmalarına rehberlik edeceklermiş.. Türkiye'de o zamanlarda yol güzergâhını belirleyecek alet ve eleman yokmuş..
Türk mühendisler eşeği yokuşa sürüyor, arkasından elemanlar şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirliyorlarmış..
Bunu gören Amerikalı mühendis pratiği kavrayamamış ve sormuş,
- Ne yapıyorlar böyle?
Türk mühendis cevap vermiş,
- Rampada yolun güzergâhını belirliyorlar.
- Anlayamadım?
- Eşek rampayı en uygun yoldan çıkar, biz de eşeğin izinde kazık çakıp rampada yol güzergâhı belirliyoruz..
Amerikalı katılarak gülmeye başlamış.. Yatışınca da sormuş,
- Peki eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?
Türk mühendis bozuntuya vermeden cevap vermiş,
- Amerika'dan mühendis getirtiyoruz.. Sırıtan Dil çıkaran

 2 
 : Temmuz 27, 2010, 08:03:31 ÖS 
Başlatan BEST - Son mesaj Gönderen: BEST
Chessmaster 8000



http://hotfile.com/dl/57837842/7ca381e/Chessmaster_8000.rar.html

 3 
 : Temmuz 13, 2010, 07:30:00 ÖS 
Başlatan BEST - Son mesaj Gönderen: BEST
Bir işadamı, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir. Eşi de kendisi gibi meşgul olduğu için birlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider. Otele yerleşirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan işadamı, tatilini geçirdiği otelin yöneticisinin yanına gider. "Ne yazık ki tatil sona erdi..." Yönetici şaşırır ve üzülür. "Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?" İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: "Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım işinden izin almayı başarmış ve iki gün sonra burada olacakmış..."

 4 
 : Temmuz 13, 2010, 07:29:06 ÖS 
Başlatan BEST - Son mesaj Gönderen: BEST
Ali Mısır'da okuyan bir öğrenci. Sınavlar bitmiş ve yaz tatiline girecekler.. Babası Ali'ye telefon eder ve sınavların nasıl geçtiğini sorar. Ali de bilmediği halde "çok iyi geçti" der ve bunu üzerine babası onu İstanbul'a işlerinde yardım etmesi için çağırır. Ali gidecektir İstanbul'a ve arkadaşına son olarak şöyle der; "Ahmet sen notlarımı öğrenirsin ve beni ararsın. Eğer telefona babam çıkarsa Muhammed'in Ali'ye selamı var dersin; ben anlarım bir tane zayıfım olduğunu." Ahmet notları öğrenir ve arar. Telefona babası çıkar ve Ahmet şöyle der: - Amcacım Ali'ye söyle ona bütün Ümmed-i Muhammed'in selamı var...  Sırıtan

 5 
 : Haziran 29, 2010, 07:53:19 ÖS 
Başlatan BEST - Son mesaj Gönderen: BEST
Ilginç komik isim ve soyisimler

Senbilin NEYAPTIN
Olgun PORTAKAL
Bilgi SAYAR
Ethem ABASIKELEŞ
Korkut KORKMAZ
Pekgüzel TAVASAPI
Göksenin EKİYORUM
Mali Müşavir: Osman AÇIKGÖZ
Muhasebeci: Ahmet KAPTIKAÇTI
Ahmet ÖZYİRMİDOKUZ
Esra PEKÖMÜR
Neren KIVIRCIK
Aşure Tatli
Üzüm Yediren
Ahmet Mehmet VELI
Mukaddes CALISYE
Hakki KISAADAM
Kurtis SISKO
Ömürlü DOGRUGIDEN
Oktay DOLMASEVER
Rüstü DÜZER
Gülhanim ELLERGEZER
Nabi DALGA
Sanayi HOROZ
Cömert VARLIK
Masallah AKGÜN
Haci SARKINTI
Kayyum KONAKLI
Yagmur SAGNAK
Bora SAGNAK
Jinekolog Dr. Kaya BILIR
Dis Hekimi Oya BILIR
Faruk ARTIK
Nazim ENGINAR
Tüccar ASLAN
Keklik ASLAN
Arı BALCI
Petek BALCI
Kaymak BAL
Avukat Güven KURTUL
Cemal MORDALGA
Muhterem ÖGRETMEN
Musa PASTIRMA
Kadir KILLI
Fatih IPTEKESEROGULLARI
Ayse DONSUZ
Yosma ALVER
Selma VEREN
Dünya MALIDÜZDÜR
Kibar ZORBA
Ümit VAR
Jandarma KIZKACIRAN
Öznur PALAVRACI
Incil TEVRAT
Insaf YILDIRIM
Demir BAYGIN
Hayati KOPYA
Fazli KONT
Muhlis DÜNYADAGÜLMEZ
Fikri FAIZ
Satilmis DÖNEKOGLU
Edenbulur YILMAZ
Recep DÜDÜKCÜ
Sakin ZEYTIN
Kibar DELI
Cebrail GÖRÜR
Abdulhalim PIRASA
Behcet BECERIR
Cansin BIRICIK
Huriye YEDICOCUKLU
Istiklal YARATILIS
Güler GÜLER
Ali AL
Teslim SÖYLEMEZ
Güclü KUVVETLI
Cetin CEVIZ
Sezer YAN
Parla YAN
Huriye DELERGECER
Seyla BOYNUINCEOGLU
Köse SICAK
Bucak SICAK
Tutam SICAK
Satilmis DAGDEVIREN
Satilmis BOSTAN
Gudbettin KUS
Efsane ÇILEK
Rahime ISER
Herkül DEMIRTAS
Cemal PASA
Halim HARAP
Aziz CUBUGUUZUN
Fatma DONUKARA
Süleyman PEKYUMURTA

 6 
 : Haziran 09, 2010, 06:15:55 ÖÖ 
Başlatan BEST - Son mesaj Gönderen: BEST
 Config Dosyası Nerede Bulunur ?

Configuration dosyaları, sitelerin yapılarına göre farklı yerlerde bulunmaktadırlar. Asagida bold yazılı olanlar site niteliği, normal yazılar ise config dosyasının adresini göstermektedir.


drupal /sites/default/settings.php
e107 /e107_config.php
Joomla /configuration.php
Mybb /inc/config.php
Php nuke /config.php
Phpbb /config.php
PHP-Fusion /config.php
scomerce /includes/configure.php
Seditio /datas/config.php
Smf /Settings.php
Vbulettin /includes/config.php
WordPress /wp-config.php

 7 
 : Haziran 09, 2010, 06:11:01 ÖÖ 
Başlatan BEST - Son mesaj Gönderen: BEST
 Bilgisayar Kapasite Birimleri

Bellek Kapasiteleri

1 Bit 0 ya da 1'den oluşur.
1 BYTE 1 karakter'dir. 8 Bytedir.
1024 BYTE = 1 KiloByte'dır. KiloByte = KB
1024 KB = 1 MegaByte'dır. MegaByte = MB
1024 MB = 1 GigaByte GigaByte = GB
1024 GB = 1 TeraByte TeraByte = TB

Terabyte den sonra gelen birimler asagidaki gibidir.

Terabyte,Petabyte,Exabyte,Zettabyte,Yottabyte

1 Petabyte = 1,000 Terabytes

1 Exabyte = 1,000 Petabytes

1 Zettabyte = 1,000 Exabytes

1 Yottabyte = 1,000 Zettabytes ( 1 ' den sonra 24 sıfır = 1,000,000,000,000,000,000,000,000)



Megabyte = 1/1152921504606846976 yottabyte
= 1/1125899906842624 zettabyte
= 1/1099511627776 exabyte
= 1/1073741824 petabyte
= 1/1048576 terabyte
= 1/1024 gigabyte
= 1 megabyte
= 8 Megabits
= 1024 kilobytes
= 8192 Kilobits
= 1048576 bytes
= 2097152 nibbles
= 8388608 bits

gigabyte = 1/1125899906842624 yottabyte
= 1/1099511627776 zettabyte
= 1/1073741824 exabyte
= 1/1048576 petabyte
= 1/1024 terabyte
= 1 gigabyte
= 1024 megabytes
= 8192 Megabits
= 1048576 kilobytes
= 8388608 Kilobits
= 1073741824 bytes
= 2147483648 nibbles
= 8589934592 bits

terabyte = 1/1099511627776 yottabyte
= 1/1073741824 zettabyte
= 1/1048576 exabyte
= 1/1024 petabyte
= 1 terabyte
= 1024 gigabytes
= 1048576 megabytes
= 8388608 Megabits
= 1073741824 kilobytes
= 8589934592 Kilobits
= 1099511627776 bytes
= 2199023255552 nibbles
= 8796093022208 bits

petabyte = 1/1073741824 yottabyte
= 1/1048576 zettabyte
= 1/1024 exabyte
= 1 petabyte
= 1024 terabytes
= 1048576 gigabytes
= 1073741824 megabytes
= 8589934592 Megabits
= 1099511627776 kilobytes
= 8796093022208 Kilobits
= 1125899906842624 bytes
= 2251799813685248 nibbles
= 9007199254740992 bits

Exabyte = 1/1048576 yottabyte
= 1/1024 zettabyte
= 1 exabyte
= 1024 petabytes
= 1048576 terabytes
= 1073741824 gigabytes
= 1099511627776 megabytes
= 8796093022208 Megabits
= 1125899906842624 kilobytes
= 9007199254740992 Kilobits
= 1152921504606846976 bytes
= 2305843009213693952 nibbles
= 9223372036854775808 bits

Zettabyte = 1/1024 yottabyte
= 1 zettabyte
= 1024 exabytes
= 1048576 petabytes
= 1073741824 terabytes
= 1099511627776 gigabytes
= 1125899906842624 megabytes
= 9007199254740992 Megabits
= 1152921504606846976 kilobytes
= 9223372036854775808 Kilobits
= 1180591620717411303424 bytes
= 2361183241434822606848 nibbles
= 9444732965739290427392 bits

yottabyte = 1 yottabyte
= 1024 zettabytes
= 1048576 exabytes
= 1073741824 petabytes
= 1099511627776 terabytes
= 1125899906842624 gigabytes
= 1152921504606846976 megabytes
= 9223372036854775808 Megabits
= 1180591620717411303424 kilobytes
= 9444732965739290427392 Kilobits
= 1208925819614629174706176 bytes
= 2417851639229258349412352 nibbles
= 9671406556917033397649408 bits

 8 
 : Mayıs 30, 2010, 07:51:30 ÖÖ 
Başlatan BEST - Son mesaj Gönderen: BEST
 
GEBELİK SORUNLARI VE BESLENME

Gebelik döneminde ortaya çıkan bazı sağlık sorunlarında beslenme planını yeniden gözden geçirmek, bazı değişiklikler yapmak gerekiyor. İşte bunlardan en önemlileri:

SABAH BULANTILARI NASIL ÖNLENECEK?
" Fazla baharat ve bulantıya sebep olabilecek ağır ve aşırı kokulu besinlerden uzak durun.
" Kolay, sindirilen, kolay hazmedilen besinleri tercih edin.
" Aşırı yağlı besinlerden uzaklaşın.
" Yemeklerinizi oturarak, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin.
" Yatmadan önce hafif ve yağsız bir ara öğün alın.
" Küçük porsiyonlar halinde beslenmeye çalışın.
" Sabah uyanınca kızarmış ekmek, tahıl gevrekleri, kraker gibi nişastalı yiyecekler tüketin.
" Bulantı olduğunu düşündüğünüz yiyeceklerden uzak duran.
" Bu sorunun genellikle gebeliğin ilk 3 ayında oluştuğunu ve bir süre sonra hafifleyeceğini unutmayın.

SORUNUNUZ KABIZLIKSA
Kabızlık anne adaylarının en çok rahatsız oldukları problemlerdendir. Gebelik döneminde salgılanan değişik hormonlar bağırsak hareketlerinde yavaşlamaya yol açmaktadır. Kabızlık ve bununla ilişkili hemoroit sorununun anne adaylarının canını sıkması bundandır. Kabızlık sorununu hafifletmek için:
" Daha fazla su-sıvı tüketin.
" Yürüyün
" Fiziksel aktivitenizi yükseltin
" Bağırsak çalışmasını hızlandıran besinlerden -kuru kayısı, kuru erik, incir- gibi besinlerden istifade edin.
" Posa zengini sebze ve meyveleri, bakliyat ve tahılları ihmal etmeyin.
MİDE EKŞİMESİNİ NASIL AZALTMALISINIZ?
Eğer hamilelik süreciniz mide yanma, ekşime ve kazınmalarıyla tatsız bir hale gelmişse:
" Daha sık aralıklarla beslenmeye, küçük porsiyonlar halinde besinler tüketmeye çalışın.
" Yağlı, kremalı, soslu besinlerden uzaklaşın.
" Size dokunduğunu düşündüğünüz yiyecekleri belirlemeye çalışın.
" Yüksek yastıkta yatın.
" Karnınıza basınç yapacak besinler giymeyin.
" Yemek sonralarında hafif yürüyüşler yapın.
SORUN AYAKLARINIZIN ŞİŞMESİYSE
Ayak şişmelerinin en sık görüldüğü dönem hamileliğin ilk üç aylık periyodudur. Bu dönemde alabileceğiniz basit tedbirlerle ayak şişmelerinizi azaltabilirsiniz.
" Sık giysiler, iç çamaşırları kullanmayın.
" Rahat ve geniş ayakkabılar giyin.
" Uzun süre ayakta kalmayın.
" Uzun süre oturmayın.
" Fırsat buldukça ayaklarınızın ayaklarınıza bir destek alın ve onları yükseğe kaldırın.
" İstirahat ederken vücudunuzun sol yanına yatmaya çalışın.

Gebelik dönemi özel bir beslenme planı gerektirir mi? Evet! Gebelerin beslenmelerinde bazı değişimler yapmaları gerekiyor. Bunun nedeni annenin normal ****bolik düzeninin üzerine bebek gelişiminin eklediği değişikliklerdir. Yapılan araştırmalar yeterli ve dengeli beslenen annelerin daha sağlıklı bir bebek dünyaya getirdiğini gösteriyor. İyi beslenen annelerin gebelik sürecinde olaşabilecek problemlere karşı daha fazla direnç kazandıkları belirtiliyor. Bebeğin doğum ağırlığı, beyin ve beden gelişimi de annenin beslenmesiyle yakından ilişkili. Rahim içinde ölüm, erken doğum ve gebelik zehirlenmesi gibi sorunlarda da annenin gebelik dönemindeki beslenmesi etkili oluyor.
İhtiyaçtan az beslenme diş çürüklerine, kansızlıklara, ağırlık kaybına, kemik zayıflamasına yol açıyor. İhtiyacından fazla kalori tüketen anneleri ise; hipertansiyon, gebelik diyabeti, kilo artışı, ödem gibi sorunlar beklemektedir.
FAZLA KALORİ GEREKİR Mİ?
Gebelik döneminde günlük enerji ihtiyacı biraz değişiyor. Gebe annenin enerji ihtiyacı hesaplanırken yaşı, fiziksel aktivitesi, boyu-kilosu gibi faktörler dikkate alınmalı, gebeliğin ilk 3 ayında günlük kaloriye ortalama 100-200, 2. ve 3. üç aylık dönemlerde ise 200-350 kalori civarında kalori ilavesi yapılmalıdır. Bu değerler belirlenirken annenin beden kitle indeksi dikkate alınabilir. Annenin gebelik süresince ek proteine de ihtiyaç vardır. Anne ve bebeğin gebelik sürecinde depoladıkları protein miktarı yaklaşık 900 gr civarındadır. Bu da ortalama 3-4 gr protein depolaması demektir. Genel olarak anne adaylarına gebelik süresince normal gereksinimlerine ek olarak günde 20 gr daha protein verilmesi önerilmektedir.
VİTAMİN MİNERAL EKLEYELİM Mİ?
Gebelerin vitamin ve mineral ihtiyaçları da farklıdır. Anne adaylarının özellikle demir, iyot ve kalsiyum gibi mineral eksikliklerine karşı korunmaları şarttır. Gebe kadınların günlük kalsiyum ihtiyacı 1000 mgr civarındadır. Gebelikte tüketilen süt veya yoğurt miktarının 500 gr civarında tutulması ve 50-60 gr kadar peynir tüketilmesi bu ihtiyacı çoğu kez karşılamaktadır. Yeterince kalsiyum alamayan annelerde vejetaryen beslenenlerde ilave kalsiyum desteği verilebilir.
DEMİR EKSİKLİĞİNE DİKKAT!
Anne adaylarının demir ihtiyaçlarını karşılamak çok önemlidir. Kırmızı yağsız et, derisi alınmış kümes hayvanları, yumurta, balık, tam tahıllar, baklagiller, koyu yeşil sebzeler ve balık en önemli demir kaynaklarıdır. Gebe annelerde işi şansa bırakmamaları, hayvansal kaynaklı demir tüketimini arttırmaları öneriliyor. Bir gebenin ortalama olarak günde 15-20 mg civarında ek demire ihtiyacı vardır. Gebelik sürecinde meydana gelen bu ek ihtiyacı sadece diyetle karşılayabilmek genellikle mümkün olmamaktadır. Bu nedenle anne adaylarının demir içeren destekler kullanmaları tavsiye edilmektedir. Bizim düşüncemiz gebelerin demir eksikliği yönünden dikkatle izlenmeleridir. Bu hem annenin, hem de doğacak çocuğun sağlığı için çok önemlidir. Biz kalsiyum içeriği yüksek demirden zengin besinlerin öğünlerde sık sık yer almasını istiyoruz. Demir emilimini arttıran C vitamininde zengin meyve çiğ sebzelerin demirden zengin hayvansal ürünlerle birlikte tüketilmelerini tavsiye ediyoruz. Demir emilimini engelleyen çay, kahve gibi içeceklerin sınırlanmasını öneriyoruz.
Gebelik süresince bütün annelerin tuz -sodyum tüketimini dikkatle izlemek gerekiyor ama eskisi kadar katı bir sınırlama bugün pek gerekli görülmüyor. Aşırıya kaçmadan orta düzeyde bir tuz veya sodyum tüketiminin daha sağlıklı olduğu belirtiliyor.
D VİTAMİNİ VE ÇİNKOYU UNUTMAYIN
Gebeleri yakından ilgilendiren bir mineralde çinkodur. Çinko vücudun yeni dokular yapması, yeni ve kaliteli hücreler üretmesinde önemlidir. Beyin gelişiminde çinko ciddi görevler üstlenmektedir. Güçlü bir bağışıklık sistemi için de çinkoya ihtiyaç vardır. Kısacası gebe annenin de karnında büyüyen bebeğin de yeteri kadar çinko almaları şarttır. Çinko en çok kırmızı et, kümes hayvanları ve deniz ürünlerinde bulunmaktadır. İmkan olduğu takdirde demir kadar çinko ihtiyacının da giderilmesine çalışılmalıdır.
Anne adaylarının vitamin ihtiyaçları da çok önemlidir. Gebelikte D vitamini ihtiyacının yerine konması önemlidir. Artan kalsiyum ihtiyacına bağlı olarak D vitamini ihtiyacı da yükselmektedir. D vitamini ihtiyacını gidermek için süt ve süt ürünleri çoğu kez yeterli görülmemekte, anne adaylarının güneş ışığından da faydalanmaları, diğer hayvansal proteinlerle D vitaminleri ihtiyaçlarını gidermeleri önerilmektedir.
FOLİK ASİT ÇOK ÖNEMLİ
C vitamini gereksinimini yerine koymak daha kolaydır. Her gün sabah kahvaltısında tüketilen bir bardak portakal suyu bile bir gebenin C vitamini ihtiyacını karşılayabilmektedir. Eğer yeteri kadar sebze-meyve tüketiyorsa gebelerde C vitamini eksikliğine bağlı bir sorun genellikle görülmemektedir. Gebelerin ihtiyaç duyduğu çok önemli bir B vitamini vardır: Folik Asit. Folik asit anne adaylarına özellikle ilk üç ayda çok lazımdır. Gebeliğin ilk üç aylık döneminde vücudunda yeteri kadar folik asit bulunduran annelerde omurilik bölgesinde oluşan "Spina Bifida gibi doğumsal defektli bir bebek doğurma riski azalmaktadır. Folik asit gereksinimi yerine koymak için en garantili yol gebe kalmaya karar vermeden 4-5 öncesinden itibaren her gün 400 mikrogram folik asit kullanmaktır. Gebeliği takiben bu miktarın günde 600 mikrograma yükseltilmesi önerilmektedir. Folik asiti doğal yoldan karşılamak için anne adayları daha fazla koyu yeşil yapraklı sebze, turunçgil, yağlı tohumlar ve kuru baklagil tüketmeleri tavsiye edilmektedir. Gebelik süresince alınan çoklu vitamin-mineral desteklerinin içinde folik asit bulunup bulunmadığına dikkat etmek gerekmektedir.
OMEGA 3 İÇİN BALIK VE CEVİZ
Biz anne adaylarının hamilelik sürecince sık sık balık, ceviz ve diğer omega-3 kaynağı besinleri tüketmelerini tavsiye ediyoruz. Bedeninde yeteri kadar omega-3 yağ asiti bulunduran annelerin çocuklarının beden ve özellikle beyin gelişimlerinin daha sağlıklı olacağını düşünüyoruz. Yeteri kadar Omega-3 yağları kullanan annelerin daha sağlıklı bebekler doğurduklarını gösteren çalışmaların sayısı oldukça yüksek. Haftada 2-3 gün taze ve doğal balık tüketimi yeterli görülüyor.
Gebelik döneminde ne kadar su tüketelim? Su herkes için önemli bir besin unsurudur ama anneler için daha fazla önem kazanmaktadır. Anne ve bebeğin günde ortalama 2,2,5 litre sıvı tüketimine ihtiyaç vardır. Belirli bir miktar su tavsiyesi yerine, susadıkça bol bol su içmek bir hamile için yeterli olmaktadır. Vücudu susuz bırakmamak hamileler için daha önemlidir.
Hamilelik-beslenme ilişkisi sadece bebek ve annenin sağlığının korunması için değil, hamilelik süresince ortaya çıkan bazı sağlık problemlerinin azaltılması veya önlenmesi yönünden de gereklidir. Sabah bulantıları, kabızlık, şişmeler, mide yakınmaları bir hamilenin nasıl beslendiği ile yakından ilişkilidir. Hamilelik döneminde ortaya çıkan bazı sağlık sorunlarında nasıl bir beslenme planı uygulayacağınızın yanıtını yarın vereceğiz.
BEBEĞİNİZİ SÜTÜNÜZLE BESLEYİN
Emziklilik döneminde uygulanan beslenme planı hem annenin hem de büyüyen bebeğin sağlığı bakımından çok önemlidir. Hemen belirtelim! Anne sütünün miktarını ve kalitesini etkileyen üç önemli etken var: Annenin tükettiği yiyeceklerin yeterli, dengeli ve çeşitli olması, hamilelik döneminde kazanılan yedek besin deposunun miktarı ve annenin psiklojik durumu...
Salgılanan sütteki besleyici unsurların önemli bir kısmı annenin yediklerinden sağlanır. Bu dönemde besinlerle alınan kalorinin tümü süt için harcanmamakta, vucüdun diğer ihtiyaçları için de kullanılmaktadır. Süt veren annelerde besinle alınan toplam enerjinin %80'ini süt yapımı için kullanılır. Sağlıklı bir annenin günde ortalama 800 ml kadar süt salgıladığı dikkate alındığında emziklilik döneminde annelerin günlük enerji tüketimlerine 750 kalori kadar ilave gerekir. Bu miktarın 500 kalorisini annenin gün boyunca yediklerinden, 250 kalorisi ise gebelik döneminde kazanılan depolardan sağlanacaktır. Kısacası emziren bir annenin günlük kalori ihtiyacına 500 kalori kadar bir ilavenin yapılması gerekir.
BUNLAR ÇOK ÖNEMLİ!
Emzikli annelerin daha iyi ve düzenli süt verebilmeleri için özel bir şey yapmaları pek gerekmez. İşte en önemli köşe taşları
Emziren anne iseniz:
" Sütü arttırmak için enerji miktarı yüksek (tatlı, çikolata, kek, pasta, şerbetler ...) besinlerden tüketmenize gerek yoktur. Şekerli besinler sütü arttırmaz. Tatlı ihtiyacı mümkün olduğu kadar sütlü tatlılardan karşılamalısınız.
" Günde 3-4 porsiyon kalsiyumdan zengin besinler (süt, yoğurt ve peynir) tüketilmelisiniz.
" Sebze ve meyveleri mutlaka her öğünde tüketilmeye özen göstermelisiniz.
" Salam, sosis, sucuk gibi işlenmiş ürünlerin içerdikleri katkı maddesi nedeni ile tüketimi önerilmemektedir.
" D vitamini sadece güneşin doğrudan cilde yansıması ile sağlanır, besinlerde bulunan bir vitamin olmadığı için emzikli anne güneşten mutlaka faydalanmalıdır.
" Yemeklerde iyotlu tuz kullanılmalıdır.
" Kuru meyvelerin tüketimi ek kalsiyum ve demir desteği sağlar. (1 porsiyon meyve = 4 adet kuru kayısı)
" Kansızlığı önlemek için çayın yemeklerden yarım saat önce ve sonra içilmesine özen gösterilmelidir. İçecek olarak ıhlamur, nane, papatya gibi bitki çayları tercih edilebilir.
" Bu dönemde su ****bolizmasında artış vardır. Süt miktarının değişmemesi için annenin sıvı alımını arttırmak gerekir. Günlük alınan sıvı miktarı yaklaşık 3 litre olmasına özen gösterilmelidir. Bu miktar pratik ölçülerle 12 su bardağı su , süt, ayran, hoşaf, komposto, taze sıkılmış meyve suları ve bitki çayları şeklinde önerilmektedir. Çay ve kahve gibi içeceklerin süt verimini azalttığı bilinmektedir.
" Doktora danışılmadan ilaç veya ek herhangi bir vitamin kullanılmamalıdır.
Daha detaylı bir beslenme bilgisi için deneyimli diyet uzmanlarından, doktorlardan, hemşirelerden yararlanmalısınız. Hamilelik döneminizde emzirme ve beslenme, emzirme ve egzersizler, emzirme ve psikolojik etkileri konularında bilgilenmeye çalışmanızda yarar var.
YAPMAYIN...
" 1-2 fincan kahve içebilirsiniz. Fazlası ile sütünüzle bebeğinizi gereğinden çok kafein yüklersiniz.
" Alkol içmemelisiniz. İçtiğiniz alkol doğrudan anne sütüne ve bebeğinize geçer. Eğer "40 yılda bir bardak" alkol oranı düşük bir içki alırsanız (1 bardak şarap veya bira) hoşgörülebilir. Siz yine de emziren bir annenin alkol kullanmaması gerektiğini unutmayın!
" Nikotin doğrudan anne sütüne geçer. Gebelikte bıraktığınız sigarasız yaşam alışkanlığını emzirirken de sürdürün. Hala içiyorsanız hiç olmazsa bebeğinizin yanında içmeyin, onunla aynı odada sigara tüttürmeyin, onu zehirlemeyin. Emzirmeye başlamadan en az 2,5-3 saat önce sigaranızı söndürmüş olun!
" Kullandığınız hemen her ilacın sütünüzle bebeğinize de geçebileceğini unutmayın. Reçeteli veya reçetesiz bir ilacın bebeğinize geçip geçmiyeceğini doktorunuz veya eczacınızdan başkası bilemez, onlara danışın!

Beslenme planı yapın
Kalsiyumdan zengin bir beslenme planı yapın: Süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler.
Magnezyum, demir ve çinkoyu unutmayın: Kurubaklagiller, fındık, tam buğday, yeşil yapraklı sebzeler, et, balık..
B-12 ve D Vitamini alımınızı arttırın: Balık, yumurta, kümes hayvanları, et
Folat-Folik asit desteği alın: Gebelik ve emzirme döneminde günde 400-500 mcg Folata ihtiyacınız var.
Günde 10-12 bardak su için.
Çoklu bir vitamin desteği ve omega-3 kapsül ve şurubu desteği kullanın.
KEYİFLİ YORGUNLUKLARDA VAR!
Yorgunluğun keyiflisi olur mu demeyin! Duygusal veya psikolojik kökenli yorgunlukların şaşırtıcı olanları da var: Eğer tatiliniz sizi yeterince dinlendirememiş, bedensel ve ruhsal bagajınızı umduğunuz kadar hafifletememişse bırakın yorgunluk azaltmayı ilave yorgunluklara bile yüklenilse tatil sonrası bitkinlik ve enerjisizliği normaldir. Özellikle tatile giderken işini de yanında götürenlerde rahatlamayı ve huzur bulmayı tatilde bile beceremeyenlerde veya çıkacakları tatili gereğinden çok önemseyenlerde de bu sendroma daha sık rastlanmaktadır. Sonbahara hazırlandığımız bu günlerde bahar yorgunluğu riskinizin olmadığını düşünüp sevinebilirsiniz. Bahar yorgunluğuna ilişkin görüşlerimizi sonraya bırakabiliriz. Ama kış aylarında görülen uzun, güneşsiz ve kasvetli günlerin etkisi ile oluşan mevsimsel depresyona karşı uyanık olmanız gerektiğini de hatırlatalım. Özellikle uzun ve karanlık kış günlerinde eğlenmeye, dinlenmeye ve egzersize daha fazla vakit ayırmanız gerektiğini unutmayalım!

 9 
 : Mayıs 23, 2010, 08:22:45 ÖÖ 
Başlatan BEST - Son mesaj Gönderen: BEST
Türkçede ki Ay İsimlerinin Kökeni

OCAK: Eski Türkçe'den od(ateş)dan odak/ocak (ateş olan yer ateşlik)
(Kaynak :Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal
Yayınlar,1995,İstanbul)

ŞUBAT: Süryanice'den, şabat/şobat.
(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Sürya...ni dilinden, yılın ikinci ayı, ki yirmi sekiz (artık yıllarda yirmi dokuz) gün
( Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara)

MART: Latince'den yılın üçüncü ayı.
(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara); Latince'den Mars(savaş tanrısı)tan martius (Mars'la ilgili olan,Mars ayı)(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul)

NİSAN: Süryanice'den, nisanna (kökeni Akad. nisannus)dan
(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Süryanice'den yılının döndürcü ayı.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara)

MAYIS: Latince'den, yılın beşinci ayı.
(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara); Latince'den, maius (magnus/büyük, maior/daha büyük, maius)tan mayıs..(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul)Kaynakwh:

HAZİRAN: Süryanice'den hazaran/hazuran (sıcak, hazıran)dan haziran.
(Kaynak :Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal
Yayınlar,1995,İstanbul); Süryanice'den.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK
Yayınları,1965,Ankara)

TEMMUZ: Sümerce'den dummuzi'den, İbranice'de tammuz (efendi, beyKaynakwh:
anlamında).
(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal
Yayınlar,1995,İstanbul)

AĞUSTOS: Latince'den augustos (Roma İmparatoru Agustos'un adından) tan
ağustos.
(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal
Yayınlar,1995,İstanbul); Latince'den, yılın otuz bir gün süren sekizinci
ayı.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara)

EYLÜL: Süryanice'den, aylul (eylül)dan, eylül (üzüm ayı). Hint-Avrupa
dillerinde "eylül" ayının karşılığı yedi sayısıdır.
(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Yılın dokuzuncu ayı olup, otuz gün sürer.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK
Yayınları,1965,Ankara)

EKİM: Türkçe, tarlaların ekildiği ay.
(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul)

KASIM: Arapça'dan ayıran, bölen, kısımlayan anlamında.
(Kaynak: Temel Büyük Türkçe Sözlük,Dr.Mehmet Doğan,Bahar Yayınları,1994,İstanbul.)

ARALIK: Türkçe, iki şey arasındaki boşluk.
(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul)

 10 
 : Mayıs 23, 2010, 08:21:54 ÖÖ 
Başlatan BEST - Son mesaj Gönderen: BEST

DÜNYANIN KATMANLARI

Dünya üzerinde yaşadığımız katman gibi tamamen katı maddelerden oluşmamıştır.Dünya;gaz katmanı,su katmanı ,yer kabuğu ve çekirdek olmak üzere 5 katmandan oluşur.

Dünyanın Katmanları;
1: Gaz katmanı(Atmosfer)
2: Su katmanı(Hidrosfer)
3: Yer kabuğu(Litosfer)
4: Magma katmanı(Pirosfer)
5: Çekirdek katmanı(Barisfer)


ATMOSFER (HAVA KÜRE)


Dünyayı saran gaz tabakasıdır,hava küre adına verilir. Atmosferdeki değişik gazlar yer çekiminin etkisiyle çeşitli yükseltilerde tutulur.Yer çekiminin bittiği yerde atmosfer de biter.Uzay boşluğu başlar.Atmosferi oluşturan gazlar yer çekimi etkisiyle ağırlıklarına göre iç içe küreler biçiminde bulunurlar.Ağır gazlar (iki oksijen -azot-iki kobalt) gibi yere yakın alt tabakalarda hafif gazlar ise üst tabakalarda yer alır.( Yerden 9km yükseltiden sonra yaşamaya yetecek oksijen bulunmaz.17-18km sonra ise oksijen oranı iyice azalır ve bu katlarda ateş yakacak kadar bir oksijen kalmaz.)
Atmosferin kalınlığı, Dünyanın ekseni etrafında dönmesine bağlı olarak,kutuplarda az ekvatorda daha fazladır.Ortalama kalınlığı 10.000km kadardır.


ATMOSFERİN ROLÜ

1)- İçerdiği oksijen aracılığı ile yaşama olanak tanır.
2)- Özellikleri sayesinde, Dünyanın fazla ısınmasını ve fazla soğumasını önler.
3)- Güneşten gelen kısa dalgalı zararlı ışınları süzerek dünyayı yaşanır hale getirir.
4)- Hava akımları yolu ile güneş alan yerlerin çok sıcak,olmayan yerlerin çok soğuk olmasını önler.Eğer atmosfer olmasaydı güneş alanı yerlerin tam olarak aydınlık ve çok sıcak,gölge yerlerin ise tam karanlık ve soğuk olması gerekirdi.
5)- Güneşten gelen enerjinin uzaya dönmesini önleyen bir örtü görevi görür.Atmosfer aynı zamanda güneşten gelen ışığın yansıyıp dağılarak gölge yerlerinde aydınlık olmasını sağlar.



1)- TROPOSFER: Atmosferin en alt tabakasıdır.ortalama13km kalınlığındaki troposfer yerden ekvatorda 16km kutuplarda 6km yüksekliktedir.troposferin kalınlığındaki değişme sıcaklıkla ilgilidir.(Ekvatorda ısınan hava genleşerek yüksektir.Kutuplarda ise soğuyan hava ağırlaşarak alçalır.)
* Atmosferdeki gazların %75'i bu katman dadır.
*Bütün meteorolojik olaylar burada görülür.
*Su buharının tamamı buradadır.
*Atmosfer aşağıdan yukarıya doğru ısındığından,yükseldikçe sıcaklık 100m. de 0,5 santigrat derece düşer.
*Su buharı troposferin dışına çıkmadığından bütün iklim olayları burada görülür.
*Yükseldikçe ısı düştüğünden su buharı troposferin dışına çıkmaz.

2)-STRATOSFER:
*Sıcaklık her yerde -50 santigrat derecede sabittir.
*-Yatay hava hareketleri görülür.
*Su buharı olmadığından bulut oluşmaz.

3)-MEZOSFER:
a)-Ozonosferksijen güneş ışıklarının etkisiyle (2oksijen) bünyesine bir molekül oksijen daha alarak (3oksijen) ozonu oluşturur.
Güneşten gelen canlılar için zararlı olan kısa dalgalı (mor ötesi,ultravole) ışınları ozon tarafından tutulur.
b)-Kemosfer:
* Yer yüzünden yükselen gazların bir kısmı lutra vole ışınlarının etkisiyle iyonlarına ayrılır.İyonlaşma sonucu ısı arttığından sıcaklık 100santigratderece çıkar.
*Güneşten gelen zararlı ışınların bir kısmı da burada tutulur.

4)- İYONOSFER:
* Gaz moleküllerinin lutra vole ışınlarının etkisiyle parçalanarak iyonlarına ayrışması sonucunda açığa çıkan enerji sıcaklığın 200 santigrat derece aşamasında yol açar.
* Atmosferdeki gazlar bu katmanda iyonlarına ayrılır.
* İyonosfer in üst katına "Egzosfer" denir.
* Egzosfer den sonra uzay boşluğu başlar.



ATMOSFERİ OLUŞTURAN GAZLAR:
1)-ATMOSFERDE HER ZAMAN BULUNAN,MİKTARI DEĞİŞMEYEN GAZLAR:
Azot % 78
Oksijen % 21
* Asal gazlar % 1 (neon,argon,helyum,kripton,hid rojen)
* Oksijen suda erime özelliği göstermesi,sularda canlı yaşama yol açar.
* Soğuk sularda oksijen oranı daha fazladır.
* Hava ısındıkça erimiş olan oksijen sudan dışarıya verilir.Onun için yaz mevsiminde deniz kıyılarında oksijen oranı azda olsa artar.
* Havadaki oksijen oranı yazın kışa oranla biraz daha fazladır.


2)- ATMOSFERDE HER ZAMAN BULUNAN,MİKTARI DEĞİŞMEYEN GAZLAR:
Ozon
Tozlar
* Ozon güneşten gelen zararlı ışınların yere ulaşmasını önler,çok azda olsa vücutta D vitamini oluşumuna olanak tanıyan ışınların geçmesine izin verir.
* Tozlar,havada fazla oldukları zaman görüşü ve solunumu güçleştirir.
* Tozlar,havada yoğunlaşma çekirdekleri oluşturarak,yağışın oluşumunu sağlar.
* Tozlar havada fazla miktarda bulundukları zaman renkli yağmurların oluşmasına neden olurlar.
3)- ATMOSFERDE HER ZAMAN BULUNAN MİKTARI DEĞİŞEN GAZLAR:
Co2 su buharıdır.
* Atmosferde miktarı yer ve zamana göre en fazla değişen gaz su buharıdır.
* Su buharı oranı kıyılardan içerilere ve alçaklardan yükseklere çıkıldıkça azalır.
* Sıcaklık arttıkça su buharı oranı artar.
Su buharının etkileri:
1)-Yağışların oluşmasını sağlar.
2)-Atmosferin sıcaklık emmesi ve alt kısımlarının ısınmasını kolaylaştırır.
3)-Koruyucu bir örtü oluşturarak sıcaklığın uzaya kaçmasını azaltır.
4)-Su buharı boğazımızın ve derimizin fazla kurumasını önler.
5)-Hava içindeki bakterilerin yaşamasına olanak sağlar.

SU KÜRE (HİDROSFER)

Okyanuslar ve denizler:Okyanuslar kıtaları birbirinden ayıran çok büyük su kütleleridir.Denizler ise okyanusların kıta içlerine doğru uzanan kollarıdır.Okyanus ve denizleri birbirinden ayıran en önemli etmenler şunlardır:
* Derinlik
* Kapladıkları alan
* Tuzluluk
* Akıntı sistemleri
* Sıcaklık
* Karaların fiziksel özelliklerinde etkilenme
Her adanın belli bir kıtanın malı ve parçası sayılması gibi,her denizde belli bir okyanusun parçasıdır.Bu nedenle denizleri,okyanusla meydana getirdiği bağlantıya dayanarak üç kısma ayırırız.
a)- Kenar denizler:Okyanusların hemen yanında,kıtalara sokulmuş körfezler durumundadır.Örneğin;,umman denizi vb.
b)- Karalar ve kıtalar arasında kalmış denizler:Bu tip denizlere en güzel örnek Akdeniz'dir.Okyanusla bağlantısı,bir eşik meydana getiren dar bir boğaz iledir.Afrika,Avrupa ve Asya kıtaları arasında kalan Akdeniz geniş anlamda Marmara ,Karadeniz ve zad denizi de içine alır.
c)-Kapalı denizler:Bunlar aslında suları tuz olan göllerdir.Çünkü okyanusla hiçbir bağlantısı yoktur.Hazar denizi gibi.
Deniz sularının fiziksel ve kimyasal özelikleri:
Tuzluluk:Bir litre deniz suyunda erimiş halde bulunan madensel tuzların gr olarak ağırlığıdır.Örneğinkyanusların ortalama tuzluğu 35’tir,denildiğinde,1litre okyanus suyunda 35gr çeşitli erimiş madde bulunduğu anlaşılır.
Deniz suyundaki başlıca kimyasal maddeler şunlardır:

Sodyum klorür: %78,32
Potasyum klorür: %1,69
Magnezyum klorür: %9,44
Magnezyum sülfat: %6,40
Kalsiyum sülfat: %3,94,
Toplam : 99,79

Deniz suyunun tuzluluk oranı sıcaklığa bağlı olarak değişmektedir.Sıcaklık buharlaşmaya bu da tuzluluk oranın artmasına yol açar.Deniz suyu tuzluluk oranı ortalama %35tir.Deniz suyu tuzluluğunu çok azda olsa denize dökülen akarsular ve yağışlarda etkiler.Deniz suyu tuzluluğu en fazla olan deniz %65 ile Kızıldeniz,en az olan denizde %01 ile Baltık denizidir.
Yurdumuz da Akdeniz’den,Karadeniz’e doğru gidildikçe enleme bağlı olarak tuzluluk oranının azaldığı görülür.Aynı durum gidildikçe de gözlenir.

YER KABUĞU KATMANI

Yer kabuğu,çeşitli taş ve kayaların bulunduğu katmandır.En üst kısım toprakla örtülüdür.Bazı bölümleri ise sularla kaplıdır.Canlılar yer kabuğu üzerinde yaşarlar.

MAĞMA KATMANI

Magma katmanı,yer kabuğunun altındaki tabakadır.Sıcaklığı 2000 santigrat derecedir.Bu katman,yer kabuğunun ergimiş maddelerle çok sıkışmış gaz ve buharların bir karışımıdır.

ÇEKİRDEK KATMANI

Çekirdek katmanı yerkürenin en iç katmanıdır.Sıcaklık 5000 santigrat derecedir.Çok sıcak olduğu halde basıncın etkisiyle buradaki maddeler erimemiştir.

Alıntıdır

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
Bluemirrow Mızıka
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu! BEST PAYLASIM LiveMC Theme by grafitus