Android’de Neredeyiz?

Open kelimesinin sihriyle günden güne kullanıcı sayısını artıran Android, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitlesini oluşturdu ve bu kitle gün geçtikçe büyüyor. Bunun bir sonucu olarak, yerli yazılımcılarımızın kodladığı uygulamalar da markette yer edinmiş durumda. Bu yazımda kullanıcı ve geliştiricilere bazı eleştirilerde bulunacağım. Eleştiri, çünkü geliştiricilerimizin daha iyiyi verebileceğini, kullanıcıların daha iyiyi hak ettiğine inanıyorum.

Markette çok kaliteli uygulamalarımız da var, çok basit uygulamalarımız da var. Ülkemizdeki Android ilgisinin farkına varan yazılımcılar,  bu ilgiden bir pay kapabilmek yarışında. Şüphesiz bu, kaliteyi de artırmalı diye düşünüyor insan. Lakin ülkemizde top liste giren uygulamalardaki tasarım kısırlığı, kalitesizliği anlaşılabilir gibi değil. Yazılımcılar, reklamlar aracılığı ile tatmin edici olmasa da, gelir elde ettikleri bu uygulamalara çok daha kaliteli bir tasarımı çok görüyorlar, nedenini anlamış değilim. Oysa Türkiye’de çok kaliteli tasarımcılara sahibiz. iPhone kullanıcıları nerde Android’i eleştirse, ilk eleştiri görsellik oluyor. Hayır, görsellik Android’in kısırlığı değil, uygulama geliştirenlerin kısırlığı. Dünya çapında isim yapmış uygulamaların Android ve iPhone versiyonlarını karşılaştırın, bir fark görebilecek misiniz acaba? Yeni yeni çıkan ve kaliteli ara yüzleriyle bizleri cezbeden bazı müstesna uygulamalar var, tabii ki bunları eleştirimizin dışında tutuyoruz.

Burada kullanıcılara da görev düşüyor. Türk kullanıcılar, şu anda ara yüze fazla önem vermiyor gibi gözükmekte, ancak, eğer daha fazlasını talep ederek geliştiricileri sıkıştırsak, eminim onlar da ellerinden gelenin en iyisini vereceklerdir. Uygulama yapılması, markette yayınlanması ve kullanmamız tabii ki çok güzel. Ama acımasız olmadan daha fonksiyoneli talep etmeliyiz.

Bunları söyledikten sonra, ülkemizde markalaşmış firmaların Android uygulama eksikliğini söylemezsek olmaz. Bankaların, televizyonların, haber sitelerinin ilgisizliğini gerçekten şaşırtıcı buluyorum. Türkiye’de müthiş bir potansiyel var, bu kabul edilmeli. iPhone kendisini ispatlamış, kullanıcı kitlesini sabitlemiş, kabul ediyoruz. Ancak ülkemizde, iPhone kullanıcı sayısına eşit olduğunu düşündüğümüz bir işletim sisteminden bahsediyoruz. Tabii ki uygulama geliştiren firmalarımız da var, ancak uygulamalarını kim geliştirmiş, ne kadar sürede geliştirmiş? Sürekli hata, sürekli sorun. Uygulamalar tamamıyla sorunsuz olmalı demiyoruz, arkada çalışan satır satır kodsa, hata muhtemeldir. Testlerde göremediğiniz hatalar gelebilir kullanıcılardan. Sizinle alakasız hatalar gelebilir. Ancak bunu minimize etmek gerekir.

Gelelim kullanıcılara… İşin gerçeği bedavacı milletiz. Şöyle ki, günde bir paket sigaraya para veririz, ancak çok kaliteli bir uygulamaya 1 lira vermeyiz. Hoş, zaten Türkiye’den marketi kullanarak ücretli uygulama indiremiyoruz. Ancak genel manada orijinal yazılım kullanma konusunda, yazılımcısını destekleme konusunda sınıfta kalıyoruz. Sadece bununla kalsak iyidir. Eleştiri konusunda o kadar acımasız davranıyoruz ki, sanki karşıdaki insan kölemiz ve her istediğimizi eksiksiz, sorunsuz yapacak.

Bir uygulamayı indirdik, eğer ki geliştirici uygulamada vaat ettiğini vermiyorsa, hiç acımayın. 1 yıldızı verin, yerden yere vurun. Ancak vaat ettiğinin dışında, şu da olsaydı diyerek 1 yıldız vermenin mantığı nedir? Adam zaten demiş, uygulamam şunları kapsıyor diye.

Bir hatayla karşılaşıyorsak geliştiriciye e-posta ile bilgi verelim. Sadece sizin telefonunuza özgü bir hata olabilir. Programcılarımız bir e-posta uzağımızda. Hatamızı ayrıntılı anlatıp sorunu çözmesine yardımcı olabiliriz.

Kullandığımız uygulamalarda emek var, alın teri var. Yukarda da dediğim gibi, acımasız olmayalım. Bir de geliştirici açısından düşünün. Ülkemizde ekiple hazırlanıp piyasaya sürülen uygulama çok az. Ekip çalışması olmadan Android platformunda çalışan onlarca telefonda uygulamayı test edip, hepsinde hatasız olarak çalışmasını sağlayıp piyasaya sürmek çok zor. Android Market’te ki yazılımcılarımızın çoğu bireysel çalışıyor. Ekip çalışması için gerekli ortamları bulduklarında kaliteleri de artacaktır. Zaten ekip çalışmasıyla üretilen uygulamalar kendini belli ediyor.

Eksiklerimiz illa ki olacaktır. Şu aşamada her şeyin mükemmel olmasını beklemiyoruz. Lakin daha iyisini elde edebilecekken sınırlarımızı zorlamalıyız. Zorlamalıyız ki önümüzdeki zamanlarda yerli yazılımcılarımızdan da Angry Birds gibi adından söz ettiren uygulamalar çıkabilsin. Yazılımda, ülkemiz de uluslar arası arenada temsil edilsin.

Kaynak


Bir Cevap Yazın